- Omega-3 Yağ asitleri (EPA ve DHA) hücre zarlarının yapısında yer alır. Vücutta antienflamatuar (iltihap giderici), antioksidan, antiadipojenik (yağlanmayı önleyici) ve anti aritmik etkiler gösterir
- Büyüme ve gelişme üzerinde etkilidir. Bebeklikte bebeğin beyin hücrelerini ve retina gelişimini destekler. İnsan vücudundaki organlar arasında en yüksek yağ oranına sahip olan organ beyindir ve beynin yağ içeriğinin yarısını n-3 ile n-6 elzem yağ asitleri oluşturur. Fetal (anne karnındaki) dönemde, bebeklerde ve çocuklarda beyin, merkezi sinir sistemi ve retina (göz) gelişiminin sağlıklı şekilde tamamlanmasında en kritik rolü üstlenirler. Gebelik ve emzirme dönemlerinde annenin düzenli balık tüketmesi hem anne hem de bebeğin göz ve nörolojik sağlığını korur
- Yetişkinlerde mental sağlığın idamesini destekler ve bilişsel performansı olumlu etkiler. Yaşlılarda bilişsel işlev bozuklukları, bunama (demans) ve Alzheimer hastalığı riskini belirgin şekilde düşürür. Konsantrasyon, bellek, dikkat ve davranış bozukluklarının önlenmesinde olumlu etkileri vardır. Aynı zamanda yaşlı bireyleri, yaşa bağlı makula dejenerasyonuna (görme kaybı) karşı korur.
Omega-3 kalp sağlığı açısından da önemliProf. Dr. M. Emel Alphan, Omega-3 yağ asitlerinin kalp-damar sağlığı ve kanserden korunma açısından önemli katkıları bulunduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. M. Emel Alphan, şu bilgileri verdi:“Toplam kolesterol ve kötü kolesterolü (LDL) düşürürken, iyi kolesterol (HDL) düzeyini yükseltir. Kandaki trigliserit seviyelerini de düşürerek kan yağları profilini iyileştirir.Kanın pıhtılaşmasını önleyici (antitrombotik) ve ritim bozukluğunu engelleyici (antiaritmik) etkileri sayesinde koroner arter tıkanıklıklarına ve kalp krizlerine karşı koruyucudur.Kalp hastalıklarından korunmak için haftada en az 1-2 porsiyon (150-300 g pişmiş) balık tüketilmesi önerilir. Doymuş yağların azaltılıp yerine bu çoklu doymamış yağ asitlerinin koyulması, kardiyometabolik riski düşürmede en etkili klinik yöntemdir.Haftada en az 1-2 porsiyon balık tüketilmeliKalp hastalıklarından ve diğer hastalıklardan korunmak için haftada en az 1-2 porsiyon (150-300 g pişmiş) balık tüketilmesi önerilir. Doymuş yağların azaltılıp yerine bu çoklu doymamış yağ asitlerinin koyulması, kardiyometabolik riski düşürmede en etkili klinik yöntemdir.”Kemik sağlığına da katkı sağlıyorBalık, Omega-3’ün yanı sıra D vitamini, fosfor ve protein gibi kemik sağlığı açısından önemli besin öğelerini de barındırıyor.Balığın kemiklerin kalsiyum depolamasına katkı sağladığını söyleyen Prof. Dr. Emel Alphan, “Ayrıca inflamasyonu baskılayıcı etkisi sayesinde romatoit artrit (eklem iltihabı) gelişimini yavaşlatır, astıma karşı koruyucu etki gösterir. Eklem iltihabı oluşumuna neden olan ve kıkırdak dokuda hasar oluşturan enzim aktivitesinin azaltılmasında rolü olduğu belirlenmiştir. Eklem hassasiyetlerinin giderilmesi, sabah sertliğinin azaltılması, romatoid artritte ilaç ihtiyacının azaltılmasında da etkilidir. Ayrıca ülseratif kolit gibi bazı iltihabi hastalıklarda Omega-3 yağ asitlerinin olumlu etkileri vardır” dedi. Çocuklar ve gebeler yağlı balık tüketmelidirBalığın ayrıca A ve D vitaminleri ile iyot, fosfor, selenyum gibi mineraller yönünden de zengin olduğunu belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Özellikle yağlı balıkları çocuklar ve gebeler sıkça yemelidir. Balık yemekle günlük niasin ve riboflavin (B vitaminleri) ihtiyacının yüzde 5-15’i karşılanmış olur. B6 ve B12 vitaminleri için de iyi bir kaynak olan balığın sağlıklı beslenme çerçevesinde haftada 2-3 kez tüketilmesi gerekir” tavsiyesinde bulundu.Balık tüketiminde cıvaya dikkat!Sağlık açısından bu kadar önemli olan Omega-3 yağ asitlerinin kaynağı olan balıkları tüketirken cıva maruziyetini en aza indirmek için de çok dikkatli olunması gerektiğini ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:“Metilciva, dioksin ve ağır metallerin; özellikle bebeklerin, küçük çocukların ve hamilelerin beyin ve sinir sistemi gelişimine zarar vermesini önlemek için balık tercihleri şu şekilde olmalıdır. EPA ve DHA yağ asidi içeriği yüksek, cıva seviyesi en düşük ve yüzeyde yaşayan hamsi, istavrit, palamut, uskumru, alabalık, somon (çiftlik somonu), ton balığı, ringa balığı ve levrek güvenle tüketilebilir. Derinlerde yaşayan ve bünyesinde yüksek miktarda cıva/ağır metal biriktirme riski olan kılıç balığı, kalkan balığı, midye ve benzeri kabuklu deniz ürünleri tüketilmemelidir.”Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İlk yorumu sen yaz.